Nisan ayında gelecek olan memurluk sınavım… Yengeç gibi yan yan, adeta çaktırmadan, sinsice, “fiti fiti” bana doğru ilerlerken, her yanım test kitapları, her yanım müsvedde kâğıtlarıyken, yastığımın altından kurşun kalemler, çarşafımın altından silgi parçaları çıkarken, neredeyse yalnızca çay ve sigarayla beslenirken, bir de üzerine yine her zamanki gibi psikiyatristimden "kronik depresyon" tanısını alnımın çatına yemişken siz de tahmin edersiniz ki, hayatımda öyle de çok içinizi açacak gelişmeler yok… Her yanım bunalım, her hücrem adeta saldırmaya hazır bir vahşi hayvan… Uzun süredir yüzüm gülmemişti ki, bu gün Duman’ın yeni albümünü görene kadar… Tabii ki hemen edindim… O kadar sevdim ki, parçaların her biri umduğumdan iyiydi… Ama dedim ya sevgili okur; depresyon… Bir albümle de olsa azıcık mutlu olduğumu anladı köftehor… Bu albümden de bir şey buldurdu bana…
Üzülsem mi, yoksa bu tespiti yapacak ilk insan olmanın sevincini mi yaşasam, bilemedim? Lâkin gelin görün ki; albümdeki "İyi de bana ne?" isimli parça… Ekşi sözlük dahil her türlü platformda yere göğe sığdırılamazken, ben The Cranberries‘in "Promises" şarkısının biraz yavaşlatılmışı ve birkaç ufak rötuş atılmış hali olduğunu fark ettim… Üzgünüm… Pis bir depresyonluyum bu aralar işte… Hep olumsuzluk, hep olumsuzluk…
Bir de memuriyet ayağına yine saçtan, sakaldan olduk… Moral olarak beni çökerten bu olay karşısında Allah’tan Hızır gibi yetişen birkaç tanıdık beni Kaan’ın askerden dönmüş haline benzetti, en azından “andırdığımı” ima etti de öyle moral buldum… Kaan, bak kardeşim… Eğer saçlarını bir daha uzatmazsan ve bana bu ekmeği yedirmeyi sürdürürsen belki ilerleyen günlerde bu şarkı benzerliği konusunda basına “Depresyonluydum, saçmalamışım” gibi demeçler verebilirim… Ama şimdilik yayınlamak zorundayım, üzgünüm…













11 Yorum Var