Kendini aciz hissetme, O’na dokunamadığın için… Bütün güller dikenlidir… Yaşa ve öl benim tatlı çocuğum… Gözlerinin karasını sök ve at! Yalnız akı ile bak, ne göreceksin? Dünyanın yarısı uzakta…
Bizim hacmimiz ise karınca! Hızlı solan güller, gecikmeyen kelimeler, erimenin sebebi de kırmızı zaten… O yüzden kendini aciz hissetme… Rüzgâra kapılmış, uçuşan her kadın saçında ilahi bir el dolaşır… Ve bunu yalnız şairler görebilir… İhaneti kaldıramaz bu narin ilahe… O yüzdendir ki; Yalnız kendi şiirinin şairi ol, benim tatlı çocuğum… Yüreğinde akıl/mantık almaz bir acı ile uyanacaksın bazı sabahlar… Bütün gece uyumadığın halde uyanmış gibi hissedeceksin… Kahvaltı edemeyeceksin ama, karnın doyacak… Yorulmayacaksın ama, binlerce mil yürüyeceksin her sabah O’nun gözlerine… Ölülerin de nefes alabildiğini anlayacaksın… Korkma olur mu? Hiç korkma! Erkekler savaşarak, kadınlar ise sevişerek ölür, benim tatlı çocuğum… Güneşi tam alnının ortasına geçirir bu demir perde… Dimağın tutulur gök yakutu seyrederken… Mahrumiyet bölgesi zannederken yattığın mentollü yatağı… Tüm sınırların bir çift göz ile çepeçevre sarılır… Tırabzanlardan kayarak, muzip bir çocuk kılığında gelir karabasan… Anlayamazsın… Meftun bir metres hayal et! Her kurtuluş anında yanıbaşına gelen… Nick Cave, Bülent Ortaçgil, Guns N’ Roses bunun için… Knocking on heaven’s door ölmen için tasarlanmıştır… Kadınlar da bazen notaların kuşatması altında ve gülerek gelir… Söylemeyi beceremezsen özlediğin koku olur, ses tellerine dolanır…
Gözlerinin karasını sök ve at
Bütün rengin ile bak, ne göreceksin
Dünyanın yarısı uzakta
Hızlı solan güller
Gecikmeyen kelimeler
Erimenin sebebi de kırmızı zaten
Görebilmenin dayanılmaz farklılığını hisset
Müneccim kılığına girmiş, cahil dünya da
N. Hikmet RAN’ın gözleri de siyah değil
…maviydi zaten













