headermask image

header image

01.00′ de uyumayı hayal edenler

— Ben uyuyorum… İyi geceler… 
— Hayret bu saatte mi? Bu mucize gibi bir şey… Üstelik saat daha 01.00

— Merak ediyorum… Gece 01.00′ de uyumak nasıl bir şey diye… 
— Ben ise hayal ediyorum hala… Gece 01.00′ de uyumak nasıl bir şey diye… 

” Seni de hayal ediyordum bir yaz akşamı… Dün gibi hatırlıyorum rakı masasına vuran yüzünü… Sen yoktun işte… Tek tek düşüyordu dudağıma kadehler… Aklıma gözlerinin düşüşü gibi… Acı tadın verdiği mayhoş yüz ifademi bastırıyordu hayalinin heyecanı… Bir gülümseme hevesi alırdı tüm yüz kaslarımı… Gözyaşlarımın oluşturduğu azgın nehirden geçmeyi başarabilirlerse küçük bir gülümsemeye fırsat bulabiliyorlardı… Tüm bunlara rağmen güzeldi hayalin… Yanımdaydın… 

Rakı masasından kalkar evime kadar benimle gelirdin… 
Yoktun / Ama yanımdaydın her nasıl oluyorsa… 

Yorganımızı çekerdik üzerimize ve sabahlara kadar koklardık birbirimizi… 
Saçların yoktu / Ama ben koklardım her nasıl oluyorsa… 

Yatağına kahvaltı getirirdim sabahın ilk ışıklarıyla birlikte… 
Sen yoktun /Ama ben getirirdim her nasıl oluyorsa… 

Yüzün yoktu / Ama gecelerce gülüşünle uyudum her nasıl oluyorsa… 

Sen yoktun! 
Ama vardın her nasıl oluyorsa… 

Her nasıl oluyorsa oluyordu… Sen yanımda oluyordun… Hiç yokluğunu hissettirmedi bana hayalin… Sonra merak denen duyguya kapıldım… Tüm bunları yapmak istedim… Hayalin çok ısrar etti ama dinlemedim… Merak ettim ve yaşamak istedim… Sana açıldım… Sana ‘’seni sevdiğimi söyledim”… Biraz zor oldu ama seni ikna etmeyi başardım… Yaşamaya başladık tüm bunları… Hayalimi gerçekleştirdim diye seviniyordum… Birlikte kalktık gecelerce o rakı masasından… Evimize gittik… Yırtık yorganımızın altında birbirimizi kokladık sabahlara kadar… Sabahları yatağına getirdim kahvaltını… Her gece gülüşünle uyudum… 

Gel gör ki aşk dönüp dolaşıp doğasına geri dönüyor sevgilim… Bir zaman sonra hayalini gerçekleştirmenin verdiği rehavetten olsa gerek eskisi gibi dokunamıyorsun sevgilinin ipek tenine… Bakışlar yabancılaşıyor ve şah damarın kadar yakınında ki sevgili millerce uzaktaymış gibi geliyor… Aşk kendi özünü gözyaşı ile suluyor… Hayal ile tohumunu ekiyor… Umut ile besliyor… Ve hasat zamanı geldiği zaman ekini bizlerden topluyor… Geldi hasat zamanı ve topladı ekinini bizden… İşte biz de o zaman yabancılaştık… Yanyanaydık ama uzaktaydık…. 

Rakı masasından birlikte kalkarken yanımdaydın/ Ama sen yoktun her nasıl oluyorsa… 
Evimize geldik ve yatağımıza girdik / Ama sen yoktun her nasıl oluyorsa… 
Sabahları kahvaltını getirdim / Ama sen yoktun her nasıl oluyorsa… 

Sen vardın! 
Ama yoktun her nasıl oluyorsa… ” 

—  Neyse… Uzun zaman oldu… Boş verelim bunları… Yaşandı ve bitti işte her şey gibi… 
Saat 01.00… Git ve uyu / Ama sabah kalktığın zaman bana nasıl bir şey olduğunu söyleme
 — Neden? 
— Çünkü merak etmek istemiyorum… Gece 01.00’de uyumak nasıl bir şey? Sonsuza dek hayal etmek istiyorum ben… 
Bırakta küçücük, hiç büyümeyen bir tohum olarak kalsın bende… Hasat zamanı hiç gelmesin… 
— Ağlıyorum… Hıçkırarak ağlamak nasıl bir şey? Hep merak ederdim. 
— Ben ise seni hep gülerken hayal ettim… İşte şimdi hoş geldin!

3 Yorum Var

  1. gece 01:00 bir ömür ölmek nasıl nasıl bir şey?

    1. semiha Yazmış May 24th, 2010
  2. şuan tam 01.00 ve ben uyumayı hayal ediyorum!

    2. aram Yazmış September 4th, 2009
  3. her ama istisnasız her yazın o kadar güzel ki, insan okurken hep içinden o yazıya bir yorum yazmak geçiyor fakat her yazının bitiminde bir de bakıyorsun ki; sözün bittiği yerdesin! yüreğine sağlık tekrar tekrar, her yazına yorum yazamam ama bilki her yazını okudum…

    3. aram Yazmış September 4th, 2009
*
* (Gizli tutulacak)