Turan Dursun… "Dinlerden özgürlüğün sesi" demeyi tercih etti… İnsanın en büyük ve doğal hakkı olan şeyi kullandı… "Kişisel düşünce özgürlüğü… Neye inanıp neye inanmayacağını seçme özgürlüğü!.." Düşünen her insan gibi yapması gerekeni yaptı ve düşüncelerinin arkasında durdu… Kimseyi öldürmedi, kimseye tokat atmadı, şiddet kullanmadı… Bu yolda tek kullandığı şey aklı ve kalemi oldu… Bugün ölüm yıl dönümü… Kendisini saygıyla anıyorum… Kimilerine göre Allah’ın şaşırttığıymış… Bana göre ise Allah’la şaşırtılanların öldürdüğüdür… Bu inadı, duruşu aklıma hep Hayyam’ın çok sevdiğim sözünü getirir, "Haydi kalk!… Ebediyen uyuyacağız zaten!…" Mevlâna Celâleddin Rumi misali, "Ne olursan ol yine gel!" diyemediğimiz, gönül gözünden çok hacı, hoca, şeyh, ağabey sözüne rağbet ettiğimiz sürece Turan Dursun gibiler Allah emriyle değil, insan eliyle zoraki uykulara yollanmaya devam edecek… Bedenler mezarlara yollanacak lâkin düşünceler, kelimeler hep burada kalacak… Bugün 4 Eylül… Sivas için de anlamlı bir gün… Sivas Kongresi’nin yıl dönümü… Gönül isterdi ki coşkuyla bu konuya da değineyim… Gelin görün ki; Turan Dursun’da Sivas doğumlu… "Düğün ve cenaze"ye dönsün istemedim ortalık… Ne bitmez çilen varmış be Sivas!













5 Yorum Var