headermask image

header image

Hamili kart yakınımdır…

Meclis sıralarında ”Hamili kart yakınımdır” kâğıtları elden ele ahenk içinde dans eder… Bu olayı kameralar kayıta alır… Fakat Skytürk harici hiçbir TV kanalı  olayı yayınlamaz ve gündeme taşımaz… Olay kaynar gideeer, gideer, gideer…

- Selam, hacı!… Çankaya’da günler nasıl gidiyor?

- İyidir be, hacım… Şükür… Rahat yüzü gördük…

- İyi, iyi… Baksana ne diyeceğim Abduş?

- Buyur Tayyör…

- Skytürk denen zındık kanal, mecliste bizim vekillerin ellerinde dolaşan torpil kâğıtlarını çekmiş…
 ”Hamili kart yakınımdır” kâğıtları elden ele dolaşıyormuş… Vallahi yanarız hacım…

- Ohooo! Sen merak etme hacım… Ben o işi hallettim…

- Valla mııı?! Nasıl yaptın Abduş’um…

- Unuttun mu hacım? Tüm medya bizim elimizde… Söyledim Ayşegül ARMON’a… Köşesinde ‘Sabancı müzesinin tuvaletinde abdest alan türbanlı kız” diye bir makale yazdı… Şu an tüm genç kitle, tüm halk bunu tartışıp duruyor… Sözlükler, tartışma programları, haber siteleri bu tartışmalarla ateşli dakikalar yaşıyor… Hem daha Fadıl olayı sönmüş değil… O tartışmalar sürerken araya bir de Cemile İPEKÇİ’yi serpiştirdik… Kadın olsam türban takarım, diye yumurtlattık… Sen merak etme hacım… Sen, gönül rahatlığı içinde üniversiteleri paralı yap, asgari ücrete günlük 59 Kuruş zam yap, kanun çıkart, vekillerin torpil denizinde boğulsun, istediğin adamı istediğin kurumun başına ata… İnan ki bu halk bunları göremez… Türban tartışmaları yapmakla meşgul hepsi… Hem suni gündem yaratıyoruz böylece… Hem de bizim siyasetimizi eleştireceklerine milletin türbanına verip veriştirenler sayesinde iyi oy potansiyeli yakalıyoruz… Demokrasi neferi, özgürlük mücahiti oluyoruz hacım!

- Vay be Abduşum! İyi ki hayatımda varsın… Canım benim…

- Ne demek hacım… Sayende burdayım… Bak, çok güzel sofra kurdum… Buyur akşama…

- Hacım baksana… Köşkü bir haftalığına bana versene lan!

- Ama nasıl olur bu?

- Olur olur… Sabancı müzesinde abdest alan türbanlı kız tartışmaları henüz taze… 
Ben bir hafta geçeyim, ne olur… Anlamazlar bile vallahi….

- Haklısın hacım… Dur, ben Aydın DOĞEN’i de arayayım… Abdest mevzusunu televizyona da taşısın… 
Vallahi o zaman anlamazlar bile… Tamam hacım, gel köşkü al akşam…

- Allah razı olsun Abduşum… İçimde kalmıştı lan vallah!! Eki ki ki…

- Senden de hacı… Öbür cumartesi alırım ama ha!

”O sırada sokak, tartışma programları, sözlükler, internet ve bilcümle yayın organlarından sesler yükselmektedir”

-Sana ne lan!! Kız müzede de abdest alır, okulda da…
-”Hayır alamaz… Kız abdest alırken diğer kızın eline su sıçramış…”
- Sıçrasın… Ne var bunda ki… O su mübarektir bir kere..
- Hayır değildir… Hijyenik değil…
- Öyle
- Değil
- Öyle
- Değil

..
.
.
.
.

 

*
* (Gizli tutulacak)