Gelişmelerden haberiniz var… Kısa ve öz yazacağım…
- Aşkım, bugün Sakarya’da ki teröre lanet mitingine katıldım…
- Ne güzel...
- Ama Rektör konuşmasının sonunda ”Türk’ün Türk’ten başka dostu yok” dedi… Ben korktum… /
- Neden aşkım? /
- Ben Mardinliyim ya hani… Ne bileyim korktum…
Kürt değilim ama Mardinliyim…
- Kürt olsan ne olacak ki aşkım? Korkma sen… O, Amerika, İsrail, Kuzey Irak’tan filan bahsetmiştir… Kürtlerden değil… Hem sen Arap kökenlisin… Hem Kürt olsan bile ne olacak ki… Ordasın ya… Bu yeter…
- Olsun, ben korktum aşkım…
Sevgilimle yaptığım bu telefon konuşmasından sonra yurt genelinde ki halk ayaklanmalarını da takip ediyorum… Onlara kızamıyorum… Kızmıyorum ve kızmamalıyım da zaten… Sanatın, edebiyatın, siyasetin kâr etmediği noktadayız… ” Türk-Kürt-Kardeş-Heyo-Çiçek-Böcek…” diyemiyorum… Elim kaleme o yönde gitmiyor… Engel olamıyorum… Düşman çoktan saf belirlemiş köpek gibi saldırıyor… İçimizdeki samimi doğulu yurttaşlar, Arap-Kürt demeden zaten artık ”edebiyat filan yapmıyor!” Telefon konuşmamdan da anlayacağınız üzere, direkt aramıza gelip, meydanlarda ”TERÖRE LANET” ediyor…
Yakın bir tarihte Abdullah ÖCALAN’a
”Bu, PKK ne zaman biter?” diye sorulmuş;
O da ” Artık ben bile bitiremem! ” demişti…
Şimdi sıra bende sanırım…
” Bu, DTP binalarını yakanlar var ya faşist!
Sen okur yazar adamsın, bir yazı yazsan mesela sakinleştirici etkili filan…”
Onlar faşist değil, bence sen hödüksün…
Artık onları ben bile durduramam…
”Si vis pacem para te bellum” adamım…
İtalyancası vardır,
”Se vuoi la pace, prepara la guerra”…
Osmanlı’da nasibini almıştır,
”Hazır ol cenge, istersen sulh ü salâh”
Türkçesini ben sokayım kalın kafana,
” Barış istiyorsan savaşa hazırlan! ”













