headermask image

header image

Blog Action Day…

”Blog action day” nedir, diyeceksiniz? Önce onu açıklayayım… ”Blog action day” her 15 Ekim günü dünyada ki tüm blog yazarlarının toplanıp ”Çevre” üzerine yazılar yazdığı ve insanları aydınlattığı bir gün… Tek yapmanız gereken şey her yıl, 15 Ekim Günü blogunuza ”Çevre” ile ilgili bir yazı girmek ve http://blogactionday.org/commit adresine girerek blogunuzu kaydetmek… Böyle müthiş bir organizasyonun içinde yer almalıyım, diye düşündüm… Hele ki, günümüz dünyasında bu büyük bir vicdani sorumluluk… Aslına bakarsanız bu projenin konusu ”çevre” olsa da günümüzde olaya bakış açımız o kadar masum olamaz… Çünkü, artık günümüzü dünyasında ”çevre” den bahsedemez olduk… Direkt olarak ”Küresel ısınmadan” mevzuya dalmak lazım… Çevre, dediğimiz şeyin yarısından çoğunu yok ettik çünkü… Bundan birkaç yıl önce olsaydı, ”Çevremizi koruyalım” gibi ‘‘Şirinler” tadında bir çizgi kahraman edası ile yazılar yazabilirdim sizlere… Ama bugün, bu mümkün görünmüyor… Kutupların yarısı erimişken, ülkemiz dahil birçok ülkenin yüz ölçümü çölleşmek üzereyken bu imkânsız… Benim gözüm ile gelin ”Çevreye verdiğimiz zarar ile neleri kaybedeceğiz böyle giderse?” onlara bir göz atalım… Çiçekler, böcekler, su, dereler vs… tadında bir yazı olmayacak… Bunları yıllardır söylüyoruz çünkü… Anlamadınız… Üstüne bir de bizlere ”Yeşiller-Hippiler” gibi alay edici lâkaplar taktınız… Sizlere, kaybedeceğiniz şeyleri yine sizin dilinizle anlatacağım bu sefer… Belki böylesi işe yarar…

ÜLKENİZİ KAYBEDECEKSİNİZ: Evet, Türkiye’nin büyük bir bölümü çölleşmiş durumda… Atalarımız yüzyıllar önce Anadolu’ya keyiflerinden gelmediler siz de takdir edersiniz ki… Kuraklık ve çölleşme yüzünden geldiler… Böyle giderse ülkemizi terk etmek zorunda kalacağız… Ama bu sefer gidecek bir Anadolu yok! Çünkü kuraklık artık sadece yaşadığımız ülkeyi değil, tüm dünyayı tehdit eder boyutlara ulaştı…

VERDİĞİNİZ ŞEHİTLERİN HEPSİ ANLAMINI YİTİRECEK: Bu ülke için şehit olan atalarımız, dedelerimiz, bir çöl için savaşmadılar… Bu verimli topraklar da huzur, barış ve bolluk içinde yaşayalım, bu topraklara sahip çıkalım, bizden sonraki nesiller de bu verimli topraklarda mutlu yaşasınlar diye savaştılar… Ama böyle devam ederse bu mutlu ve mesut ülke kuraklıktan kırılacak, bizler bu ülkeyi ölmemek için terk edeceğiz… Bunca şehit mezarını ardımızda bırakmak zorunda kalacağız… Ve bugüne dek verdiğimiz tüm şehitlerimizin mezarları koskoca bir çöl içinde kaybolup gidecek!

BAYRAĞINIZIN KIRMIZISI ANLAMINI YİTİRECEK: Birisi çıkıp size ” Sizin ülkenizin şehitleri boşuna öldü” dese… Direkt olarak sert bir cevap verirsiniz değil mi? ” Onlar, bayrağımızın üzerinde ki kırmızı renk için öldüler, kanları ile suladılar bu toprakları” diyeceksiniz… Ama, diyemeceksiniz maalesef!… Çünkü, ”Hani nerede o sulanmış topraklar?” diyecekler… Evet, ardınızı dönüp baktığınızda haklı olduklarını göreceksiniz… Çünkü ardınızda kupkuru bir çöl sizleri bekliyor olacak… Ve o gördüğünüz manzaranın üzerine tüm kanınızı akıtsanız dahi üzerinde bir dal çiçek bile yetişmeyecek…

TÜM İDEOLOJİLERİNİZİ UNUTUN: Evet, tüm bilgeliğinizi alıp artık kıçınıza sokabilirsiniz… Hani o uğruna savaştığınız, molotof kokteylleri salladığınız, bomba attığınız, insan öldürdüğünüz ideolojileriniz… Çünkü artık sınırlar, ülkeler, bayraklar bir anlam ifade etmiyor… Çünkü artık rezervler yok, kaynaklar yok oldu ve tükendi, her taraf çöl! Sadece hayatta kalma savaşı var artık… Para bile geçmez oldu… Tek geçen biraz su, birkaç dilim ekmek!…

Ne kadar tuhaf değil mi? Şu an hayatımızda ki en büyük değerler, yani uğruna kavgalar ettiğimiz, savaştığımız, silah kullandığımız, canımızı vermekten kaçınmadığımız tüm değerler, tüm kutsalımız ”çevre” olmazsa bir hiçe dönüşüveriyor! Sınırlarımız, ülkemiz, bayrağımız, şehitlerimiz, halkımız, savaşlarımız, oyun havalarımız, folklorumuz, ana yasamız, siyasetimiz, mal varlığımız… Hiçbiri bir anlam ifade etmiyor… Koskoca bir boşluğun üzerinde sahte bir oyun oynuyoruz… Altımızda ”çevre” adında incecik bir cam var… Ve o cam kırıldığı anda biz boşluğa düşeceğiz… Bu saydıklarımı unutun, resmen hayatımız anlamsız kalacak…

İnanılmaz geliyor değil mi? Peki, örnek vereyim… Bundan birkaç yıl önce 
‘’sözlük”
tarzı komünite bir sitenin ”Çevre” başlığına şu kısa yazıyı girmiştim:

Sizler var ya;
ne güzel oynuyorsunuz yer yüzünde…
Komünistler, emperyalistler, milliyetciler, şeriatçılar,
solcular, sağcılar, kapitalistler, liberaller, ırkçılar, militanlar, askerler,
gerillalar, teröristler, siyasetciler, devlet adamları, başkanlar…
Tüm ideolojiler, siyasi görüşler, bayraklar, ülkeler, dualistler,
optimistler, pesimistler, pragmatistler, pozitivistler, marksistler, satanistler, gothicler
Amerikanlar, Kürtler, Araplar, Ermeniler, İngilizler, Fransızlar, Türkler, Ruslar…

Siz var ya;
Ben olmasam bu oyunu ” NAH! ” oynarsınız!
Ben mi kimim?
Ben ” ÇEVRE..”

Bu yazıdan sonra tüm ideolojiden insanlar, her siyasi görüşten insan üzerime saldırmıştı…
Çocuk, cahil, kültürsüz, nihilist, hümanist bozuntusu, hippi, yeşilci…
Hakaretin bini bir para etti…

Birkaç yıl sonra girdiğimde, benim yazdıklarımın aynılarını,
aynısı olmasa bile benzerlerini yazdıklarını gördüm… Ve bu birkaç yıl içinde oldu…
Malum, küresel ısınma birkaç yılda inanılmaz hızla ilerledi ve gündemimize oturdu…

Şimdi de bana aynı hakaretleri edecekler olacaktır…
Birkaç yıl içinde ”Tam burda” görüşmek dileğiyle…

Tabii bilgisayarımızı açacak elektrik enerjisi kalmış olursa…

*
*