Boşluk…

sen deniz taşlarına verdin hayatın tüm renklerini,
ben hayalimdeki kadına adadım mektuplarımı,
bir boşluk oluştu aramızda ve içine düştüm,
içine düştüm vefasızlığın,
yalnızlığın, aymazlığın tam ortasına sevgilim…
bu öyle büyük bir boşluktu ki;
tüm evreni yutabilirdi,
vefasızlık diyorum,
aşkın panzehiri…

cam saatin içinde doğumunu bekleyen bir anne akrebin günlüğü,
daha kesesini yırtıp taşın altında bulacaktı kendini,
henüz hazır değildi anne akrep
ben saliseleri kontrol altında tutarken,
böyle bir zamanda senin saatini kurup yatağına girmen,
henüz kesesini yırtmamış bir yaratığın genlerine yükledi intikamı,

erken doğum…

eksik bir vücuda sahip olsa da,
utansa da yelkovanın çocuklarından,
rahatlıkla baş koyulan her yastıkta
senin için gezineceğinden söz ediyor her defasında bana,
ve en büyük tehlikesi,
doğduğu vakit ile kurduğun saat arasında çiftleşmek istemesi,

döl düğümü bu,
geri say…

say ki kurtar bizi
renksiz kaldık…

Copyright © ²oo4 - ²oo8 Paranteziçi Hayatlar
60886 defa okundu.

Comments are closed.