Mirabella’ya mektuplar XI

Ruhumun bedeninle uyumunu düşlediğim ve sadece senin olmak istediğim bir yaz başlangıcındayız. Bedenimin kara tarihini aklayamayacak belki de, Rönesans önderi güzel dudakların… Bir ömür yetmeyecek, yıllarca düşlediğim sadakatin yüceliğini anlamaya ve; sade, renksiz gibi görünen ama ardında bin bir çocuk yüreği barındıran umudunu…

Bana umut verme… Umuttan korkarım…
Buluttan, güneşten ve yeşilden… Renkten, zevkten ve gülmekten…
Bir gün kaybedebileceğim her şeyden korkarım…

Şu binalar olmasa…
Ruhumun nefes alabilme sınırını ölçen,
sevgili güzel gülüşünü gölgeleyen koca binalar…

Söz veriyorum, kurtulacağız bu esaretten…
Gülüşünü özgür kılacağım…
Her bir dişin için bembeyaz  şiirler,
Her kirpiğin için kara öyküler yazacağım…
Milyonlarca defa okunacak, milyarlarca göz görecek,
on milyonlarca dudakta sessizce yankılanacak…

Kimse bilmeyecek…

Her gece ve her sabah…
Yalnız ben tadacağım öfkeni ve mutluluğunu.

Zift dolu omuzlarımda kanat çırparak göğe yükselme çabanda
ben olacağım bir ömür yanında;
son cümlemi yazacağım tatlı yatağında…

Copyright © ²oo4 - ²oo8 Paranteziçi Hayatlar
1218 defa okundu.

Comments are closed.