headermask image

header image

Hâl böyleyken ‘Yaşasın Demokrasi!’

Köyümde bir tatil sabahı… Testere, kamyon kasası ve balta sesleri eşliğinde taciz edilen sabah uykum… Ben mi yanlış duyuyorum acaba? Hayır… Basbayağı elektrikli testere sesi bu… Gölleri kurutan bir sıcak hava varken üstelik… Ne odunu, ne kömürü? Anlamak mümkün değil… Bu ülkenin halkı, Cumhuriyet kuruldu kurulalı 6 ay önceden kışa hazırlanmadı ki hiç… Bu işte bir terslik olmalıydı… Pencereden baktığımda tüm köylü ahalisi aynı gün odun ve kömür almış… Allah’ın hikmeti işte! Bir kamyon… Kasası basma tulumba odun ve kömür dolu… Tüm evlere sırayla odun ve kömür dağıtıyor… Elektrikli testere sesleri ettiğim küfürlerin dozunu artırıyor… Köy kahvesinde cama asılı Recep Tayyip ERDOĞAN fotoğrafı… Demokrasinin eserimi dersiniz? Hiç sanmam… Köylü teyze bana anlatıyor:

” AKP’ye oy verdim… Oğlum öğretmenlik okuyor… Okulu bitince atamasını yapacak… ”

Evet, teyze için kâr payı bayağı yüksek bir demokrasi bu… Şimdi, sevgili entelektüel ve potansiyel azınlık zırvaları ile beyin yıkamaya yeltenen gevrek duruşlu arkadaşlar diyeceklerdir… ” Bu olayı odun / kömür gibi basit bir dille analiz etmiş… Mahalle yazarı!”… Tamam… Temmuzun ortasında tüm köylünün aynı gün, aynı kamyondan kömür almasını bana açıklasın biri… İşte… Olayı resmettim… Fotoğrafı çekerken fark edildim… Tüm adamlar toplanıp bana bakarak mırıldanmaya başladılar… Paniklemişlerdi… Ben de başka bir şey çekiyormuş taklidi yaptım… Tül perdeyi çektim ve gizlice, dikkatlerini çekmeden, perde arkasından olayı fotoğrafladım…

 

Fotoğraf: 23 Temmuz Sabahı… Kastamonu’nun şirin(!) bir kasabasında tüm köylü aynı gün ve saatte kömür almışken… Üstelik kasabada ki seçimi AKP açık farkla kazanmışken ve hemen seçim ertesi sabahı… Allah’ım nelere kadirsin! Hikmetinden sual olunmuyor işte… Tesadüfünden de sual olunmaz… Ama hazmedemiyorum, bu sefer sual olunsun lütfen… Çünkü bu tesadüf senden değil, senin sırtından rant sağlayanların eseri… Ve buradan açık bir yüreklilikle sesleniyorum… Olayı fotoğrafladım… Daha ayrıntılı fotoğraflar mevcut elimde… Eğer herhangi bir parti yâ da kurumdan bir yetkili olayın üzerine gitmek isterse bana ulaşsın… Kamyonun plakası dahil tüm bilgiler bende saklıdır…

***

Tamam… Burada hazımsız adam edebiyatı yapmayacağım elbette… Oy kullanmadım… Ama sonuçları görünce de pişman olmadım diyemem… Parti bulamadım… Bu ülke de siyasetci yok… Bir sol parti aradım… Sağ zaten yok… Açıkça söylemeliyim ki sola yatkın bir siyasi yapım var… Ama oy veremedim… Çünkü siyasi tarihi boyunca ” darbelere karşıyız ” deyip, aynı darbe iktidar partisine yapılmaya kalkışılınca bıyık altından sırıtan, el altından alkış tutan bir ” sol kitle(!) ” midemi bulandırdı… Bulanan midem değil zihnimdi aslında… Ve bulanan zihnim tepkisini ” oy vermeyerek kustu”…

- imf politikalarını destekliyor musunuz?
- hayır.
- hangi partiye oy verdin?
- akp

- ab’nin ve abd’nin türkiye’nin onurunu ayakları altına alan tutumu ve buna tepki gösterilmemesi hoşunuza gidiyor mu?
- hayır.
- hangi partiye oy verdin?
- akp

- şehit cenazelerinin artmasından, terör eylemlerinin büyük şehirlere kadar ulaşmasından hoşnut musun?
- hayır.
- hangi partiye oy verdin?
- akp

- borsa rekor kırdığında cebine giren emekli maaşın da rekor kırıyor mu?
- hayır.
- hangi partiye oy verdin?
- akp

- dolar düşünce senin asgari ücretin yükseliyor mu?
- hayır.
- hangi partiye oy verdin?
- akp

- özelleştirme adı altında bütün değerlerimizin, ormanlarımızın, arazilerimizin yabancıların ve hatta beğenmediğiniz yahudilerin, amerikalıların eline geçmesinden memnun musun?
- hayır.
- hangi partiye oy verdin?
- akp

- bu kadar işsiz varken son 4 küsür yıldır bir tane bile büyük fabrika kurulmadı, istihdam sağlanmadı, işsiz işsiz gezmek hoşuna gidiyor mu?
- hayır.
- hangi partiye oy verdin?
- akp

- enflasyon düştü diyorlar ama bakkala veya manava gittiğinde her istediğini alabiliyor musun?
- hayır.
- hangi partiye oy verdin?
- akp

- onlarca yıl öncesinden yapılan planlara göre bugün büyük şehirlerde su sıkıntısı çekileceği ve bu konuda hangi önlemlerin alınabileceği belli iken yarın sular kesildiğinde mutlu olacak mısın?
- hayır.
- hangi partiye oy verdin?
- akp

- istanbul’da yaşanacak büyük deprem için bir tek okul, hastane veya viyadük güçlendirmek için bütçe ayırmamış hükümetin diyanet işlerine tüm bakanlıklardan daha çok bütçe ayırması hoşunuza gidiyor mu?
- hayır.
- hangi partiye oy verdin?
- akp

- halkın çoğu açlık sınırında yaşarken onbinlerce dolarlık saat takan, ticaret yapan, bu nufus ile oğluna milyonlarca dolarlık gemicik alabilen bir başbakan sevilebilir mi?
- hayır.
- hangi partiye oy verdin?
- akp

- dokunulmazlıkları kaldıracağız deyip kaldırmayan, mecliste yüzlerce yolsuzluk dosyasını bekleten bir hükümete güvenilebilir mi?
- hayır.
- hangi partiye oy verdin?
- akp

birisi bana bu durumu açıklasın… Aklım almıyor… Hâlâ zihnim bulanıyor…

***

Tamam, AKP’nin batıda da yüksek oy alması gerçekten güzel… Yani en azından artık soldan tamamen kopmuş ve darbe çığırtkanı CHP’ye ders oldu… AKP’nin batıdan yüksek oy alması bir şeyi ıspatlar… Halk artık barış istiyor… Bu iş futbol oynar gibi birbirimizi öldürmekle çözülemez… Yirmi iki yıldır çözülemedi… Sizden beş kişi öldü, bizden altı… Bir - sıfır öndesiniz ama rövanşı alırız gibi bir hâle büründü iş… Ortada ki insan hayatı… Futbol topu değil… Ama neye seviniyoruz ve Demokrasi çığlıkları atıyoruz anlayabilmiş değilim… Tamam, uzlaşma, kardeşleşme güzel… Hepimizin özlemini duyduğu, olağanüstü hümanist bir dürtü… Ama karşıda bunu gerçekleştirmek için meclise taşıdığın kitle yanlış…

DTP’liler meclise girdi… Sevgili entelektüel kardeşlerimize göre ”Meclise renk geldi!”… Ya, evet! Meclis çiçek açtı… Bu gün Mardin kırsalında bir askerimiz öldü, ikisi ağır yaralandı… Meclise ” diyalog(!) ” için giren DTP’liler yeşil ve sarı rengi yanlarına almışlar… Kırmızıyı dağlar da unutmuşlar… PKK askerlerimiz ile ” Paint Ball ” oynuyor… Keşke meclise kürt kardeşlerimiz girseydi… O kadar isterdim ki bunu… Keşke tam bir Kürt kökenli Türk vatandaşı olarak girselerdi… Kardeşleşme, barış, uzlaşma, ölümsüz bir yaşam için girselerdi… Fakat Mustafa Kemal’in biricik meclisine Barzani ve Öcalan girdi… Leyla ”DANA!” Kürdistan’lıyım diye hönkürürken, Ahmet ”TÜRK!” ” PKK arka bahçemiz!” derken, terör tutuklusu hatun, hapisten direkt meclise gelirken… Üstelik bunu İstanbul’un göbeğinde koskoca konvoyla, PKK / Kürdistan ve Apo posterleri eşliğinde korna çalarak yaparken… Ne yazık ki vatanseverlik ile faşistliği karıştıran kolpa aydınlarımız tarafından, ” Ordumu seviyorum! ” dediğiniz anda alnınızın tam çatına ” FAŞİST! ” damgası yediğimiz ülkemiz de, Kürt milliyetçiliği meşru kılınmaya başlandı… DTP kürt faşisti bir oluşumdur… Lami-cimi yok kardeşim! Su şeffaftır işte… İçine düşen nesneyi saklayamaz… DTP bir bardak sudur ve meclis içine düştü… Hepsi bu…

Umarım meclisin havasını soluyunca akılları başlarına gelir ve Kürdistan’ın kimseye bir fayda sağlamayacağını anlar bu arkadaşlar… Bu işler öyle kolay değil… Bölünmüş bir Türkiye sadece Kürtlerin değil, tüm dünyanın başına bela olur… Hem de öyle bir bela olur ki üçüncü dünya savaşı çıkar… Sadece Avrupa’da yaşayan beş milyon Türk var… Gerisini siz düşünün… Birlikte yaşamaktan, kardeşleşmekten başka çaremiz yok… Umarım askeri bir darbeye sevineceğimiz bir hâle sokmaz DTP’liler meclisi… Umud ediyorum…

***

Hangi çarpıklığı anlatayım… Şaşırdım açıkçası… Türk halkı bu seçimde ”cebine” oy vermiştir… Türk halkı bu seçimde ” kış hazırlığına ” oy vermiştir… Türk halkı bu seçimde ” mide tokluğuna ” oy vermiştir… Türk halkı bu seçimde ” oğlunun işe sokulma vaadine ” oy vermiştir… Ne yazık ki Türk halkı değerlerini satmıştır… İşsizlik, açlık sınırı, gelir eşitsizliği diyerekten yoksullaştırılan halk sonunda bedenini satan bir hayat kadını durumuna sokulmuştur…

Ben mahalle yazarıyım… Bakın ağzımı da bozdum… Siz beni kaale almayın…

En iyisi entelektüel Türk ve Kürt aydınlarımızı(!) dinleyelim:

” Hâl böyleyken, YAŞASIN DEMOKRASİ ”

*
* (Gizli tutulacak)