‘Kimdir o?’ Barış AKARSU’yu ilk tanıdığım ve sevdiğim parçası buydu… Hem sözleri, hem melodisinde beni çeken bir şey vardı… ‘Tepede beyaz bir saray… Saray da soytarı bir kral… Kara haber onun işi, sıra kimde? Kanlı resimler ressamı, sergi de insan mezarı… Satılık olan karanlıktır çerçeve de…’ O kadar gençti ki henüz… O kadar tazeydi ki, anlatamam… Uysal, şarkılarında asi, mütevazi… Hani bir insanın tam olması gereken bir ayar vardır… Tam o ayardaydı… Ölümü her zaman soğuk kanlı karşılayanlardanım… Bu özelliğime yakınlarım çok şaşırdı oldum olası… Ne yalan söyleyim, Barış’ın ölümü içimi burktu… Bunun ilk sebebi Amasra’ya olan aşkıydı… Ben de birkaç yıl evvel gitmiştim Amasra’ya tatile… Aşık olunmayacak bir yer değildi… Mavi gözlü şehir… Padişahlara dahi ” Lâlâ, Çeşm-i cihan bu mu ola? ” diye sorduran şehir… Amasra gözlü Barış… Çok yazamayacağım aslına bakarsanız… Tek amacım şu an hafiften dökülen gözyaşlarımı bir nebze hafifletebilmek… Bir şeylerden hırsımı alabilmek…

Az önce Barış’ın ölüm haberini izlerken tokat gibi yüzüme çarptı…
‘ Barış AKARSU’dan Islak Islak melodisi için 3330′e islak yazıp gönderin! ‘
Bilmem anlatabildim mi? Gözlerimin ‘islakligi(!)’ bu yüzden…
Gözyaşlarımı göndersem 3330′a… Utanır mı dersiniz, ‘tepedeki kral!’





2 Yorum Var