Mirabella’ya Mektuplar VI

Sevgili Mirabella; çok üzgünüm… Etli gözkapakların haricinde sevemedim hiçbir şeyi… Benim için yaratılmış gezegeni ve kalabalıkları… Partileri, sinema koltuklarını ve arkadaş toplantılarını… Toplu nikâh törenlerini ve kariyer yalanlarını… Her şey koca bir yalandı…  İstediğin gibi bir adam olamadım sandın… Ve artık bitti… Yalnız senin için bir dünya düşledim ve beceremedim… Senin mutlu olduğun ve mutlu olabileceğin…

Beatles hâlâ bir arada, John Lennon hâlâ hayatta sanıyorum… Ağladığım zaman artık hep ağlayacağım… Güldüğüm zaman artık hep güleceğim… Bir kadın sabah mahmurluğu ile gömleğimi giydiğime şahit olunca, bir ömür yalnız o görecek sanıyorum etimi… Hâlâ, evet… Uyum sağlayamadığım kanısına vardılar bu yüzden. Seksenli yıllarda doğdum, altmışlı yıllarda öldüm ben… Geçmişe doğru yaşadım… Ters yöne gittim… Böyleyim.

Sen bakma gelecekten bahsettiğime benim… Kendi dahi kendine inanmayan, nefessiz ve yüzü morarmış hayaller kurduğuma… Benden adam olma ihtimalini mi düşündün? Ah! Ne kadar da safsın Mirabella! Her ne olursa olsun; hâlâ safsın… Şu topraklar üzerinde nefes alıp iyi bir şeytanın var olabileceğine inanamadın… Oysa biz Ortadoğulular alışkınızdır kilise çanının cami ezanına eşlik etmesine… Olmazları oldurur, olmuşu bozarız… Hıristiyan kız ile Müslüman oğlanı vurur, cenazesinde ağıt yakarız… Ve inatla çok severiz bir şeyleri bok etmeyi… Çamur suratlıyız ve bunca şey içinde Allah’ın bizi çok sevdiğine inanırız… Bu bizim kaderimiz…

Bunca saçmalık içinde ne kadar da gerçektin baban öldüğü gün, ağlarken… Bu kadar gerçekliğin bize fazla geldiğine inandım… Seni koskoca bir yalanın tam ortasına çekmekti amacım… İnsan yaralarını ve acılarını ancak yalanlarla onarabilir… İçine tohumlarını kendi ellerimle ektiğim kendi yalanını doğurmak ve acılarını unutmak istemez miydin bayan? Bir çocuğun, yani minicik bir yalanın elimi tutması, küçücük parmaklarını parmaklarıma dolaması götürmez miydi seni özlediğin günlere…

Kendi acını unutman için aynı acıyı bir başkasına yaşatman gerekir…
Anlayamadın…

Bu çok daha acı ve en az başını küvete sokarak intihar etmeye çalışan bir çocuk kadar aptalsın…
Ve bence hâlâ çok güzel avuç içlerin…

Özür dilerim…

Copyright © ²oo4 - ²oo8 Paranteziçi Hayatlar
4597 defa okundu.

Comments are closed.