Sana yazmayalı ne kadar zaman oldu… Kaç geceye dualarla uyudum, kaç sabaha küfürlerle uyandım hatırlamıyorum… Hatırlamak istiyorum, hatırlayamıyorum… Gelmek istiyorum, gelemiyorum… Çakıldım kaldım kokunun sindiği gıcırdayan yatağıma… Gözlerim istem dışı olarak yatağımın başucundaki sırt çantama takılıyor her sabah… Fermuarı bozuk… Benim hiç valizim olmadı… Sevgili Mirabella; benim yalnızca bir sırt çantam var ve fermuarı bozuk… Bunun anlamını bilmiyorsun… Yalnızlığı çağrıştırır adama… Gidememeyi, olduğun yerde durmayı öğretir… İki ayağının orta yerinde ve on el parmağında kalın çivilerin acısı vardır; fakat görünürde hiçbir şey yoktur… Acı umurumda dahi değil… Her sabah öğrenirsin… Ve öğrenmek zordur…













3 Yorum Var